Daha Fazlası

 Miletos Okulu Düşünürleri


Antik dönemde ilçemiz sınırları içinde yaşamış olan üç büyük düşünür, düşüncelerinde mitos, yani mitolojik efsaneler yerine gözleme yer vererek logos temelli, yani mantıksal felsefe temelli düşünme biçimleriyle günümüzdeki bilimsel gerçeklerin keşfine temel atarlar. Miletos Okulu düşünürleri doğa felsefelerinde evrenin oluşumunu, canlıların yaşamını, meteorolojik olayları aklın gücünün sınırsız olduğu inancıyla özgün bir şekilde soruştururlar.

 

Thales

Tarihin gerçek anlamdaki ilk filozofu ve bazı matematik keşiflerinin atfedildiği ilk bilim adamı kabul edilen Thales, MÖ 640 - 550 yılları arasında Milet’te yaşar. Thales, felsefi sorgulamaları ve bulgularıyla pozitif biliminin temelini atar. Ayrıca astronomi ve geometri bilgisi ve bilimsel çalışmalarıyla politik görüşleri ile batı toplumunun ilerlemesini sağlar.


Anaksimandros
Thales’in öğrencisi, Milet (İyonya) Okulu’nun ikinci filozofu Anaksimandros, MÖ 610-546 yılları arasında yaşar. Anaksimandros da deneysel ve mantıksal felsefi düşüncesi, evrenin oluşumu hakkındaki savunmalarıyla bilim devrimine zemin hazırlaması, Evrim Teorisi'nin temellerini atması ve bilimsel çalışmaları açısından önemlidir.

Anaksimenes
Anaksimandros’un öğrencisi, Milet (İonya) Okulu’nun üçüncü ve son filozofu Anaximenes, MÖ 550- 480 yılları arasında yaşar. Anaksimenes de varlık sorununa mantıksal felsefe ile yaklaşır. Varoluş sürecinde ilk defa ruh ve madde kavramları; dört temel ögeleri konu edinerek felsefe alanına önemli bir fikir ve yenilik kazandırır.

 

 

 

 

Köklü Tarihin Yurdu

 

Didim, 12 İon kentinden birisi olan Miletos’ un “Kutsal Kenti” ya da “Tapkı Alanı” olarak Didyma adıyla ilk kez tarihe çıkmıştır. Bölgemizde edinilen bulgulara göre ilk yerleşke izleri çok daha eskilere, MÖ 1600 yılına kadar uzanmaktadır. Didim önce Akaların Anadolu’da oluşturduğu Miken kültürünün, bir dönem de Giritlilerin hâkimiyetine girer. Bu toplumlardan sonra İonlar, Persler, Selevkoslar, Bergamalılar, Romalılar, Bizanslılar ve Türklere ev sahipliği yapan bu coğrafya, aradan geçen 160 asır boyunca pek çok tarihi olaya ve kültüre tanıklık eder. Helenistik çağlardan önce Didim'in yaşadığı evreler hakkında çok kesin ve açık bilgiler olmasa da Apollon Tapınağı’nın toprak altındaki büyük bir kısmının ortaya çıkarıldığı yöredeki arkeolojik kazılarla daha çok Büyük İskender'den sonraki dönemlere ışık tutan ve Didim tarihini önemli ölçüde aydınlatan bulgulara rastlanır. Böylece günümüzde görülen Apollon Tapınağı ile birlikte, Didim’de farklı dönemlerde aynı yerin üzerine üç ayrı tapınağın inşa edildiği ortaya çıkar. Geçmişte Yeronda, Yoran, Hisar, Kale ve Yenihisar gibi isimlerle anılan Didim, 1919-1922 yılları arasında Balat ve çevresi ile birlikte İtalyanların ve Yunanlıların işgali altında kalır. Cumhuriyet öncesine değin varlığını küçük bir Rum Köyü olarak sürdüren Didim ve çevresine, 1924 yılında mübadele kapsamında Balkan ülkelerinden gelen Türk mübadiller yerleştirilir. Dışarıdan gelen yörükler ve bu bölgede toprak sahibi olan civar yerleşim birimlerinden gelenlerle, Didim zamanla Söke ilçesine bağlı küçük bir köy kimliği kazanır. 1967 yılına kadar köy olarak kimliğini sürdüren Yenihisar, 1968 yılında Belediye teşkilatı kurulmasıyla kasaba olur. 1990 yılında Didim ve çevresi, bağımsız bir ilçe özelliğine sahip olur. Yerel yönetimin aldığı karar neticesinde antik geçmişinden esinlenilerek Eski Yunancada “dünya üzerinde sadece bir yerde bulunan” anlamına da gelen Didymaion sözcüğünün kökünden Türkçeleştirilen Didim adını alır. Kuruluşu binlerce yıl öncesine dayanan ve bir uygarlık beşiği olan Didim, son yarım asırda hızlı bir gelişme göstererek bugün Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden biri haline gelir.

 

 

 

Su Altı ve Su Üstü Sporları Cenneti

Geçmişten bugüne deniz, kum, güneş üçlüsüne bağlı turizmin ağırlıkta olduğu Didim’de deniz sporları ile seyahatinizi daha da zenginleştirebilirsiniz.

Sualtı ve su üstü sporları için oldukça elverişli olan Didim’de dalıştan Kite Surfing’e pek çok faaliyeti yapabilirsiniz.

Benzer İçerikler