Didyma Antik Kenti

Binlerce yıl kralların, imparatorların akıl danıştığı kehanet merkezi Apollon,

 

Didyma, Işık, Bilgi ve Aydınlık Zihinlerin Tanrısı Apollon’a adanmış kutsal bir alandır. Görkemli bir tapınağın etrafında şekillenen bu alanda, tapınak dışında, küçük dinî yapılar ve günlük yaşam için kullanılan binalar yer almaktadır. Antik dönemin en büyük tapınaklarından birisine ev sahipliği yapan Didyma, 2 bin 300 yıllık anıtsal kalıntılarıyla göz kamaştıran bir ören yeridir. Binlerce yıl sıradan insanların, kralların, imparatorların akıl danıştığı Apollon Kutsal Alanı, buradaki rahiplerin verdiği kehanetlerle tarihe yön veren dinî bir merkez olmuştur.

 

İnşası 500 yıl boyunca devam eden ve hiçbir zaman tamamen bitirilemeyen devasa boyuttaki Apollon Tapınağı’nda, ziyaretçileri unutamayacakları bir deneyim beklemekte. Sağlam haldeki tapınağın içinde gezerken, ziyaretçilere geçmişi yaşayıp, zamanda yolculuk fırsatı sunmaktadır.

 

Didyma Antik Kenti, Aydın’ın en önemli turizm merkezlerinden olan Didim ilçesinde yer alır.

 

 

 

 

Kentin Tarihi

 

Milet ticaret, kültür, sanat ve felsefede oldukça gelişmiş olan şehirlerden biri, günümüzdeki Didim ise Miletos kentine bağlı ibadet yeriydi. Liman kenti Miletos’a ait olan Didyma Kutsal Alanı, MÖ 7. / 6. yüzyıldan itibaren “Kutsal Yol” ile bu kente bağlanmıştı. Didyma, antik dönemin en tanınmış kehanet merkezleri arasında sayılan Apollon Kutsal Alanı ile ünlü idi. Burada kurulmuş olan Apollon Tapınağı, farklı yörelerden birçok halkın tanrılara güvenceleri için dua etme, adak sunma, festival ve yarış gibi etkinlikler düzenleme ve en önemlisi geleceklerini öğrenme, dertlerine çare bulma gibi isteklerini karşılamak için faaliyet göstermekteydi. Tapınağına Didymaion denirdi. Arkaik dönemde Apollon Mabedi, Lidya Kralı Croesus dâhil bir çok hükümdar tarafından ziyaret edilirdi. Perslerin MÖ 5. yüzyılda Anadolu’da yaptıkları saldırılar sonucu Pers Kralı Darius tapınağı yerleşimiyle birlikte yıkar. Bu saldırıdan sonra tapınak, yaklaşık 150-180 yıl harap halde kalır. Ardından Büyük İskender’in Perslere karşı zafer kazanması sonucu yardımlarla bugün olduğu şekilde yeniden yapımına başlanır. Didyma’nın çöküşe geçmesi, MS 3. yüzyılda Roma İmparatorluğu’nda tehdit ve yıkımlar gerçekleştiren istilacı halk gruplarının (örneğin Gotların akınları gibi) artan saldırıları ile başlamıştır. Günümüzdeki mevcut kalıntılar ise 1924-1925 yıllarında Almanlar tarafından yapılan kazılarda ortaya çıkarılır.

 

Apollon Tapınağı

 

Antik çağın en iyi korunmuş tapınakları arasında sayılır. 1906-1913 yılları arasında kazılarak tamamen gün ışığına çıkarılan tapınak, kısmen tekrar ayağa kaldırılmıştır. Günümüzde görülen, fakat hiçbir zaman bitirilemeyen yapının inşası, MÖ 4. / 3. yüzyılda başlamıştır. Giriş merdiveninin hemen yanındaki Medusa kabartmalı iki friz bloğu, bir çatı örtüsü altında sergilenmektedir.

 

 

 

 

Medusa Kimdir?

 

Apollon Tapınağı'nın girişinde sergilenen Medusa, Didim’in en önemli sembollerinden biridir. İnanışa göre gençliğinde çok güzel bir genç kız olan Medusa, zarafetini kıskanan tanrılar tarafından yılan saçlı, kendisine bakanları taşa çeviren korkunç bir gorgon kızına dönüştürülür. Ölümlü bir yeraltı dişi canavarı olan Medusa, Athena’nın isteği üzerine başı kesilerek öldürülür. Antik dönemde Medusa figürleri tapınak gibi büyük yapıları ve özel yerleri kötülüklerden korumak; ve insanları kötülük yapmadan önce bir kez daha düşünmeye yönlendirmek amacıyla kullanılmış.

 

Didyma’da Kehanet Bilicilik:

Antik dönemin en tanınmış kehanet merkezleri arasında sayılan Didyma, M.Ö. 6. yüzyıldan itibaren anıtsal bir tapınak yapısı ile görünür bir anlam kazanmıştır. Kendi dönemine ait en büyük tapınaklardan birine sahip olan Didyma’da Apollon’un yanı sıra hatta bazıları kendi kült yapılarına sahip başka tanrılar da tapınım görmüştür.

 

Hristiyanlığın devam ederek yayılması nedeniyle kehanet kültü artık istenmeyen bir duruma düşmüş, nihayetinde İmparator Theodosius tarafından M.S. 385 ve 392 yıllarında çıkarılan pagan kültünün tamamen yasaklanmasını onaylayan buyruk sonrasında, Hristiyanlaşma en belirgin ifade şeklini Apollon Tapınağı’nın iç avlusunda bir bazilikanın (M.S. 5./6. yüzyıl) inşası ile kazanmıştır.

 

 

 

 

Araştırma Tarihçesi

 

2013 yılında Hisar Camii’nin hemen kuzeyinde temelleri doğuya doğru yönelmiş durumda bir tapınak keşfedilmekle birlikte, henüz tapınağın temel planı kesin anlaşılabilmiş değildir. Bugünkü bilgi durumumuzdan hareketle muhtemelen Geç Helenistik dönemde inşa edilmiştir. Bu tapınağa ait olası yapı elemanlarının merkezi avlunun içinde yer alan Apollonnaiskosu ile benzerlik göstermesinden hareketle, bu yeni kült yapısını Apollon’un kız kardeşi Artemis ile ilişkilendirmek mümkündür. Yeni keşfedilen bu temellerin, cami altında yer alan kalıntılarla bağlantısı henüz açıklanamamıştır.

 

Kutsal Yol

 

Kutsal Yol’un Didyma Kutsal Alanı'na doğru dönüş yaptığı son bölüm, İmparator Trajan tarafından MS 1. yüzyılda taş bloklarla kaplatılmıştır. MÖ 4. yüzyılın ikinci yarısında yolun iki yanında uzanan yapıların büyük ölçüde terk edilmesi ve gördüğü tahripler, arkeolojik verilerle tespit edilebilmektedir. MS 6. yüzyılda alanda tekrar yeni bir düzenlemeye gidilir. Böylece yolun seviyesi tekrar yükseltilir ve yolun batı kenarı boyunca etkili bir mimariye sahip yeni bir stoa inşa edilir. Bu şekilde ana yol ve çevresi, MS 7. yüzyılın ortalarında tamamen terkedilmeden önce son kez kent benzeri bir görünüm kazanmış olur.

 

 

 

 

Stadion

 

Tapınağın hemen güney tarafında bir stadium bulunmaktadır. Stadium, MÖ 3. yüzyılın başından itibaren muhtemelen dinî bayramlarla ilişkili festivallerin ayrılmaz bir öğesi olan müsabakalar için kullanılmıştır. Tapınağın basamakları karşısına inşa edilen tribüne ait oturma sıralarından altta sadece iki sıra günümüze kalabilmiştir. Tribünün arkasını sınırlandıran terasın yüksekliği göz önüne alınırsa, sadece yedi ila sekiz oturma sırasının rekonstrüksiyonu mümkündür. Çıkış merdivenleri ile kesintiye uğrayan tribünün sadece bir bölümde basamak kalıntılarına rastlanmıştır. Tribünün batısında ise oturma basamakları tamamen tahrip olmuştur.

 

Tiyatro

 

Tapınak ve stadiumun güneyinde tahminen Erken İmparatorluk döneminde inşa edilen bir de tiyatro yer almaktadır. 2010 ve 2011 yıllarında seyircilerin oturduğu cavea kısmının kalıntıları açığa çıkarılmıştır. Kötü korunma durumundan dolayı üzeri tekrar kapatılarak doldurulmuştur. Bu nedenle kalıntıları şu anda yerinde görmek mümkün değildir.

 

Hagios Georgios Şapeli altında antik bir yapı

 

2013 ile 2015 yılları arasında tiyatronun yaklaşık 60 metre doğusunda, 1920’li yıllara değin kullanılmış bir şapelin kalıntıları altında muhtemelen Roma dönemine inşa edilmiş başka bir anıtsal yapının temelleri (11 x 12 m.) keşfedilmiştir. Yapının işlevi ve mevcut mimarisine dönük rekonstrüksiyonu hâlâ tartışmalıdır. Koruma amacıyla yapıya ait temeller tekrar doldurulmuştur.

 

Antik temeller üzerindeki Hisar Camii

 

Günümüzde ören yerinin merkezinde yer alan Hisar Camii, 1830 yılında köyün merkez kilisesi olarak inşa edilmişti. Bugün ayakta duran yapının bünyesinde antik yapılara ait birçok devşirme (spolie) malzeme bulunmaktadır. Bunun ötesinde kilise yapısı, bir antik temel kalıntısının üzerine kurulmuştur. Cami tabanının 1994 yılında yenilenmesi sırasında, sadece kısa bir süre görülebilen bu antik temel düzleminin küçük bir kısmı camii içinde zeminde oluşturulan bir pencere ile günümüzde görülebilir durumdadır.

 

Ulaşım

 

Aydın il merkezinden hareket eden belediye otobüsü ve minibüslerle gitmenin yanı sıra, İzmir yönünden gelen ziyaretçiler, Söke ilçesinden de Didim minibüsleriyle antik kente ulaşabilirler.

 

Giriş

 

Haftanın her günü kışın 08.30-17.00, yazın 08.00-19.00 saatleri arası ziyarete açıktır. Didyma Ören Yeri'nde Müzekart geçerlidir. Ancak Müzekart'ı olmayanlar için giriş ücreti, 2019 yılı için 15 TL’dir.

 

Benzer İçerikler