İncirliova

Aydın şehir merkezi ile İzmir’in Tire ilçesi arasında bir kültür ve bereket köprüsü işlevi gören İncirliova, yaklaşık 185 bin dekarlık ferah bir alana kurulu. İlçenin tarihi, coğrafi yakınlığı sebebiyle Aydın şehri ile bütünlük arz ediyor.
15. yüzyılda Ahiler döneminde gelen bir grup insan tarafından Sarayçukuru (Kazmaçukuru) mevkiinde kurulan ilk yerleşim, İncirliova tarihine dair bilinen en eski izleri barındırıyor.
Yörenin zengin su kaynaklarına sahip olması nedeniyle Osmanlı döneminde buraya “Karapınar” adı verilmiş. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Arşivleri’nde ilçeye ait belge sayısının azımsanmayacak sayıda olması, İncirliova tarihinin derin kökleri olduğunun göstergesi.

Kaderi Değiştiren Demiryolu

İncirliova’nın asıl gelişimi, Aydın - İzmir demiryolunun inşa edilmesi ile başlamış. İzmir ve hinterlandının tarımsal zenginliklerinin ve kültür varlıklarının batıya taşınmasına neden olan demiryolu, İncirliova’nın dönüşümünde etkili olmuş.

İlk Belediye Reisi Anistas Efendi
19. yüzyılın ikinci yarısında nüfusu hızla artan İncirliova, 1867 yılında nahiye, 1898 yılında belediye oldu. İlk belediye başkanı, Rum asıllı Anistas (Anastas) Efendi’ydi. O yıllarda gayrimüslimlerin sayısının artması sonucu, şu anki belediye sinemasının olduğu yerde kilise binası inşa edilmişti.

İlk Örnek Kooperatif
1913 yılı sonlarında İncirliova’da faaliyet gösteren yabancı tüccarların, yerli üreticilerin aleyhindeki haksız faaliyetleri önlemek amacıyla kooperatif kuruldu. Osmanlı’daki ilk örnek olan bu kooperatife, “Osmanlı Anonim Aydın Himaye-i Zürra” adı verildi.
Daha sonra 21 Ağustos 1915 tarihinde, “Aydın İncir Müstahsilleri Anonim Şirketi” ismiyle Millî Aydın Bankası’nın bir kolu olarak Ege Bölgesi üreticileri, kooperatifçilik ilkeleri doğrultusunda örgütlendi. Bu tarih, TARİŞ’in kuruluş günü olarak kabul edilmektedir.

İlk Büyük Türk Anıtı
Düşman işgalinden kurtuluş günü -Aydın ile aynı tarihte- 7 Eylül 1922'de gerçekleşen İncirliova'da, belediye meclisinin kararı ile Millî Mücadele yıllarının sembolü olarak bir Atatürk Anıtı yapılmasına karar verildi. Prof. Tankut Öktem tarafından yapılan ve 9 Mart 1988 tarihinde açılışı gerçekleşen bu yapıtın en önemli özelliği, her şeyiyle Türk yapımı olan, Türkiye'deki ilk büyük anıt olması.

 

Benzer İçerikler