Nazilli

Köklü Tarihin Yurdu


Büyük Menderes Havzası’na yerleşen Hititler, bu köklü Anadolu medeniyetini buradan deniz aşırı ülkelere kadar yaymışlar. Ardından önce Frigler, sonra Lidyalılar, havzamızı boydan boya ele geçirmiş. İlçemizin bulunduğu coğrafya, MÖ 500’lü yıllara kadar Perslerin egemenliği altında kalmış.

Bir dönem bölge, Atinalıların idaresine girmiş. Fakat MÖ 333’te burada kurulan devlet yıkılınca Büyük İskender’in hâkimiyeti başlamış. Derken Roma devri başlamış, peşinden de Hristiyanlık yaygın bir hal almış. Selçukluların gelişi ile bölge bir İslam toprağına dönüşmüş. Bu sırada Haçlı Seferleri başlamış. Bizanslılar bu seferler sırasında bu toprakları tekrar geri almışlar.

Bölgemiz daha sonra, Aydınoğullarının ve Osmanlıların yönetiminde kalmış. Bugün Nazilli’ye bağlı Kestel ve Arpaz’da Selçuklu mezarlarına rastlanmakta. Ayrıca Kestel’de Germiyanoğullarından  Kasım ve Mehmet Bey’in türbeleri bulunuyor.

 

Millî Mücadele Yıllarında Nazilli


1831 yılında ilçe olmaya hak kazanan Nazilli, 28 Mayıs 1919’da düşman istilasına uğradı. Bunun üzerine Jandarma Komutanı Nuri Bey ve Albay Nuri Vural, birlikte Millî Cephe’yi kurdular. Efe ve Zeybekleri dağdan indirerek, vatan savunmasında görev aldırdılar. Yörük Ali Efe, düşmanı Malgaç Köprüsü’nde alt etti. Fakat düşman, 24 Haziran’da Nazilli’yi tekrar istila etti.

Tam 27 ay boyunca düşman işgalinde kalan Nazilli’de halktan eli silah tutanlar, Millî Mücadele Kuvvetleri’ne katıldı. Nihayet 5 Eylül 1922’de ilçemiz düşman işgalinden kurtuldu. Nazilli’nin nüfusu, Cumhuriyet devrinde tarım, sanayi ve ticari alanlarındaki gelişmelere paralel olarak hızla büyüdü. Günümüzde Nazilli, 150 bini aşan nüfusuyla Aydın’daki en büyük iki ilçeden biri konumunda.

İlçemizin Adı Nereden Geliyor?


Nazilli isminin nereden geldiği konusunda farklı rivayetler bulunuyor. Bunlardan ilki, Nazilli’nin Dereköy yakınlarında “Nazlu” ismindeki Türk boylarından bir oymak beyi tarafından kurulduğu yönünde. Oymak beyi, kurduğu kente o günlerin geleneklerine göre kendi ismi Nazlu’yu vermiş ve zamanla buranın adı Nazilli olarak değişmiş.

Elimizdeki bir diğer bilgiye göre Evliya Çelebi, yörenin güzelliğini, nazlı ve cazibeli kızlarına benzeterek, Nazilli adının buradan kaynaklandığını ileri sürmüş.

Bir diğer söylencede Osmanlı devrinde Aydın sancak beylerinin oğullarının zaman zaman Nazilli’nin nazlı kızları için düştükleri ümitsiz aşklar hikâye ediliyor.

 

Benzer İçerikler